| |
Kürtaj kelimesinin tanımı şöyledir; hamile kalındıktan en geç
20 haftaya kadar olan dönemde; daha ceninin tam karakteristiklerinin belli
olmadığı bu dönemde, onu aldırmak. Kürtaj doğal olarak kendiliğinden de
olabilir. Bu durumda buna, "düşük yapma" adı verilir.
Kürtaj olma
sebepleri genelde dört kategoriden oluşur:
- Annenin sağlık durumunun, hem fiziksel hem de zihinsel, korunması.
- Ensest veya tecavüz sonucu hamilelikleri sona erdirmek.
- Sakat, zihin özürlü veya genetik anormallikleri olan çocuğun
doğmasını engellemek.
- Sosyal veya ekonomik sebeplerden dolayı doğumun istenmemesi.
Bütün bu sebeplerden dolayı istenilen kürtajın, mantıklı ve geçerli
sebepleri olduğu ortadadır.
Yüzyıllarca tartışılan bir konudur
kürtaj. Din adamları, filazoflar ve de politikacılar, bu sosyal sorunu
sürekli olarak tartışmaktadırlar. Tarihe bakıldığında Roma İmparatorluğu
dönemlerinde kürtaj normal karşılanıp, aile planlamasının bir parçasıydı.
Her ne kadar hıristiyan din adamları kürtaja karşı olmuş olsalar da,
sadece 19. yüzyılda kürtajı engellemek için ağır cezalar yürürlüğe
konulmuştur. Yirminci yüzyılda bir çok ülkede bu cezalar hafifletilmiştir;
1920'lerde Rusya ve Japonya'da, 1950'lerde ise çoğu Doğu Avrupa ve
İskandinav ülkerinde kürtaja bakış açışı değişmiştir. Bazı ülkelerde ise
doğum kontrol yöntemlerinin yokluğu kürtajı kabul edilir duruma
getirmiştir. Örneğin, 20. yüzyılın sonralarına doğru, nüfus kontrol metodu
olarak Çin kürtajı kullanmıştır.
Kürtaja karşı olanların en büyük
argümanı da cenin ile doğmuş bebeğin ayırt edilememesi konusudur. Kürtaja
karşı olup da bazı durumlarda kürtajı kabul edenler ise, kürtajın yapılıp
yapılamayacağını politikacıların değil, kadının karar vermesini
savunmaktadırlar. Kürtajın bu denli hassas bir konu olması, politikacıları
dünyanın bir çok ülkesinde zor durumda bırakmaktadır.
|