-
Aşk Haritası
< FONT> AŞK HARİTASI Okuyun, ondan emin olun! BİRBİRİNİZİ
gerçekten sevip sevmediğinizi anlamak için ipuçlarına ihtiyacınız var.
İşte biz de bu ipuçlarını araştırdık. Biliyoruz aşk bağlarınız kuvvetli
ama siz yine de emin olun!
< FONT> 1-"Seni seviyorum. Sensiz duramıyorum" demeye
doymuyorsanız. < FONT> 2- En bakımsız halinizi görmesine bile
aldırmıyorsanız. Onunla rahatsanız. < FONT> 3- O sizin en
bakımsız halinize bile bayılıyorsa. Sizi her halinizle seviyorsa...
< FONT> 4- En sarhoş olduğu zamanlarda bile, asla size eski
sevgilisinin adıyla hitap etmiyorsa. < FONT> 5- Eski
sevgilinizi gördüğünüzde içiniz kıpır kıpır olmuyorsa. < FONT>
6- İş seyahatine çıktığında ondan haber alamadığınızda, sinirlenmek
yerine, başına birşey gelmesinden endişe ediyorsanız. < FONT>
7- Gazetenin 3. sayfasını okurken gördüğünüz kötü haberler sizi çok
etkiliyorsa ve "ya o da böyle bir kaza geçirirse" diye düşünüp telaşa
kapılıyorsanız. < FONT> 8- Başınız çok ağrıdığında, uyumanıza
yardım etmek için, bütün gece size Sindrella'yı ve Robin Hood'u
anlatıyorsa < FONT> 9- Birlikte tatlı yaparken çok
eğleniyorsanız. Her yeriniz tatlıya bulanıyorsa... < FONT> 10-
Alışverişten sonra sizinle ilgileniyorsa. Ama sadece kredi kartı
borcunuzu öğrenmek için değil, aldığınız şeyleri görmek için. <
FONT> 11- Yedekte adam tutmak huyunuz, esrarengiz bir şekilde sizi
huzursuz etmeye başladıysa. < FONT> 12- Sizin için çok önemli
bir toplantıda, yüzünüzde bir gülümsemeyle hayallere dalıyorsanız.
< FONT> 13- En aptal aşk şarkıları bile size son derece
anlamlı geliyorsa. < FONT> 14- Eski Türk filmleri sizi
ağlatmaya başladıysa. < FONT> 15- Çevrenizdekiler, sizin çok
daha anlayışlı ve pozitif biri haline geldiğinizi söylemeye
başladılarsa.


Ana sayfaya Geri Dönmek için
Yukarıyı Tıklayın
-
BİTEN AŞKLAR
Birbirini çılgınca seven iki insanı sıfır noktasına
getiren, çözümsüzlüğe ve dolayısıyla ayrılığa sürükleyen bir
sürü neden var. Belki de bu nedenleri yeterince iyi tanımıyor
ve onlarla nasıl başa çıkacağımızı bilmiyoruz.
Ne ile
ve nasıl mücadele etmemiz gerektiğini öğrenirsek belki her şey
çok farklı hale gelecek. O halde olmayan umudumuzu yoktan var
edelim ve ilişkilerimizi katletmek için pusuya yatmış bekleyen
5 düşmanı mercek altına alalım.
- Boşvermişlik ilişkiyi sıradanlığa sürüklüyor
Zaman
her acının ilacı ama aynı zamanda da her aşkın birinci
dereceden katil zanlısı... Yeni bir ilişkiye başladığınız anda
şunu bilin ki saatli bomba da geri sayıma başladı. Cicim
aylarının bitmesinden sonra gelen boşvermişlik, o tuhaf "Nasıl
olsa benimle!" duygusu, ilişkiye ve birbirine alışmanın
getirdiği umursamazlık ve özensizlik her ilişkiyi sıradanlığa
sürüklüyor ve bu sıradanlık, taraflardan biri
"Beraberliğimizin bir anlamı kalmadı," diyene kadar sürüyor.
ilişkiyi bir bebek gibi düşünün. Bebeğinize birkaç yıl bakıp
sonra "Nasıl olsa kendi kendine büyüyor," deyip bir kenara mı
atacaksınız? Aşkınıza sahip çıkın ve her aşamasında ona emek
vermeye hazır olun. Birbirinizle ilgilenin, birbirinizi
özleyin, konuşun, fikirlerinizi paylasın ve sorunları, büyüyüp
çözümsüz hale gelmeden oturup tartışın. Kısacası, ikiniz de
gayret gösterin, yorulun, terleyin.
- Cinselliği rutine dönüştürmeyin
Tabii söner,
körüklenmeyen her ateş gibi... Seksin seyrekleşmesi uzun
ilişkiler için oldukça normal ama bu seyrekliğin rutine
dönüşmesi değil. Hele cinsel ilişkiden zevk almamanın,
yalnızlık ve katlanma duygusunun cinsel tatmin ve birlikte bir
bütün olma hissinin yerini alması arzu ateşini söndüren ve
mutlu aşkı mutsuz sona sürükleyen en önemli etkenlerden biri.
Sorunun temeli belki de şu; erkekler sekse ulaşmak için aşık
oluyor, kadınlarsa aşka ulaşmak için seks yapıyorlar. Ancak
sonuçta iki taraf da mahremiyet ve yakınlığa ihtiyaç duyuyor.
Cinsel isteği körüklemek için bu ihtiyaçtan yola çıkılabilir:
Birbirinize yakınlık gösterin ama "iş" icabı sadece yatakta
değil yatak dışında da... Hissettiklerinizi, sıkıntılarınızı,
özlemlerinizi paylaşın. Yatakta tek başınıza fantezi kurmak
yerine birlikte fanteziler geliştirin. Böylece cinsel
yaşamınız sıcaklığım "9,5 hafta"dan daha uzun süre
koruyabilir. Ama sakın seksi "Kim daha iyi sevişiyor?" gibi
bir güç mücadelesi ve baskı aracı haline getirmeyin çünkü
henüz seks olimpiyatları düzenlenmiyor!
- Bırakın sorumluluk alsın
Kızgınsınız, hem de çok...
Sevdiğiniz erkek birlikte oturmaya başladığınızdan beri
nedense alışveriş, yemek pişirme, çamaşır yıkama, evi toplama
gibi işleri sizin yapacağınızı varsayıyor, üstelik sizin
mesleğiniz de onunki kadar zorken... Peki, ne oldu? Ne olacak,
toplumsal rollere teslim oldunuz. Anne babalarımız ve toplum
aracılığıyla bilinçsizce aldığımız "doğru kadın" ve "doğru
erkek" rolleri, bir anlamda beynimize işler ve duygusal
ilişkilerimizde ortaya çıkar. Siz içgüdüsel bir biçimde
üzerinize düşen her işi yaparsınız ama onlar aslında ikinizin
de üzerine düşen işlerdir. Ona evle ilgili çeşitli görevler
verin ve bu görevleri gerçekten üstlenmesini sağlayın. Markete
uğramayı unutup eve mi geldi? Sakın siz kalkıp markete
gitmeyin, bırakın o gitsin. Mutfağı temizlemekte başarısız mı?
Bırakın temizlesin. Gerekirse siz sonra gidip bir daha
yaparsınız. Önemli olan onun da birtakım sorumlulukları
olduğunu hissetmesi. Yoksa yaptığınız her iyilik, bir süre
sonra kaçınılmaz bir biçimde göreviniz haline gelir ve bu da
sizi ilişkinizden soğutmaya başlar.
- Eski sevgilinin gölgesini yok edin
Bazen geçmişteki
bir ilişkinin gölgesi bugünün mutlu aşkının üzerine düşebilir.
"Yeni sevgilim doğru insan mı? Yoksa benim için hala mücadele
eden eskisine mi dönmeliyim?" gibi kuşkular güzel giden bir
ilişkiyi bir süre sonra zehirlemeye başlar. Büyük bir
ihtimalle yeni büyük aşkın diğer kahramanı bu kararsızlıktan,
bu gidip gelmeden sıkılır, hevesi kaçar ve ilişkiyi bitirir.
Eğer eski sevgilisiyle ilgili tereddütleri olan sizseniz
tavsiyemiz; onu unutun! Çünkü aynı suda iki kere yıkanılmaz.
Kendinize ve yeni aşkınıza gerçek bir şans tanıyın. Eskisiyle
kıyaslamak gibi bir hataya düşmeyin, onun yerine yeni
sevgilinizin olumlu özelliklerini keşfedin, bu daha heyecan
verici... Bu arada eski erkek arkadaşınız askıntı olmaya devam
ediyorsa onunla görüşmeyi tamamen kesin. Demek ki, henüz
arkadaş kalmaya hazır değil, üstelik bu durum yeni erkek
arkadaşınızı da fazlasıyla rahatsız edebilir.
- Ya olduğu gibi kabul edin ya da çekip gidin
Farklı
ilgi alanları, geleceğe dair bambaşka beklentiler, hayaller ve
birbirine ters bakış açılan çoğunlukla ayrılığa sebep oluyor.
Yani "Zıtlar birbirini çeker," sözü tam bir palavra! Tabii ki,
karakterleriniz aynı olmak zorunda değil. Mesela siz daha
neşeli ve dışa dönüksünüzdür, o ise daha sakin ve çekingen, bu
durum bir problem yaratmaz. Fakat hayata ve dünyaya bakışınız,
beklentileriniz, zevkleriniz ve planlarınız uyuşmuyorsa işiniz
bayağı zor.
Beraberliğinizi sürdürmeyi gerçekten
istiyorsanız ve bu şekilde de aşkta mutlu sona
ulaşabileceğinize inanıyorsanız, o zaman önce sevgilinizi
değiştirme fikrini unutun. Onu şu anki haliyle, hiçbir şekilde
başka bir insan yapmaya çalışmadan ve size ters gelen
davranışlarından şikayet etmeden kabul etmelisiniz, tabii o da
sizi... Eğer ikiniz de bunu başarırsanız belki ilişkinizi uyum
içinde sürdürebilirsiniz
|
|