Ziyaretçi Defteri  İtiraf  Şarkı Sözleri  Güzel Sözler  Fıkralar  Komedi İletişim

Menü

   Ana Sayfa
 Albüm Tanıtımı
 Altın Fiyatları
 Animasyonlar
 Aşk
 Belgesel
 Biyografi
 Burçlar
 Chatroulette
 Cinsellik
 Çocuklar İçin
 Dinimiz İslam
 Dizi Fragmanları
 Dizi İzle
 Erkeklere Özel
 Eski Yerli Filmler
 Filmler
 Flash Şiirler
 Fragmanlar
 Fıkralar
 Güncel Haberler
 Güzel Sözler
 Güzellik Bakımı
 Hayvanlar Alemi
 Her Telden
 Hikayeler
 Kadınlara Özel
 Karikatürler
 Key Ödemeleri
 Komedi Tv
 Komik Resimler
 Komik Sesler
 Magazin
 Msn Messenger
 Ne Nedir
 Online Müzik
 Online Oyunlar
 Online Rap Dinle
 Oyun Hileleri
 Programlar
 Resimler
 Roman Özetleri
 Rüya Tabirleri
 Sağlık
 Sesli Fıkralar
 Sesli Şiirler
 Sevgi
 Sohbet
 Sınavlar
 Tarih
 Tatil
 Teknoloji
 Tiyatro
 Transfer Haberleri
 Video Klipler
 Videolar
 Yabancı Filmler
 Yemek Tarifleri
 İlahi Dinle
 Ülkeler
 Şairler
 Şarkı Sözleri
 Şiirler
  İletişim


76
MELİH CEVDET ANDAY hayatı ve şiirleri



1915 yilinda Istanbul’da dogdu. 1938 yilinda sosyoloji ögrenimi için Belçika’ya gitti. II. Dünya Savasi nedeniyle yurda döndü. 1942’den baslayarak Ankara Milli Egitim Bakanligi Yayin Müdürlügü’nde danismanlik, Ankara Kitapligi’nda memurluk, gazetecilik yapti. "Tercüman", "Büyük Gazete", "Tanin" ve "Cumhuriyet" gazetelerinde fikra yazarligi, sanat sayfasi yöneticiligi yapti, denemeler yazdi. 1954’te basladigi Istanbul Belediye Konservatuvari Tiyatro Bölümü fonetik-diksiyon ögretmenliginden 1977 yilinda emekli oldu. 1964-69 yillari arasinda TRT Yönetim Kurulu’nda çalisti. 1979’da UNESCO Genel Merkezi Kültür Müsaviri olarak Paris’e gitti. 28 Kasim 2002'de hayata veda etti.





ALATURKA


Çık benim şair tabiatım çık orta yere
Fakir güzelinden söyle
Hasret ateşinden çal
Çal şöyle benim derdimi sevdalı sesinle

Hep bilinen şarkılar gibi olsun
Hani dil-i biçareden
Sun da içsin yar elinden
Yani bilinen şarkılardan olsun

Yeni sözler arama nafile
Derdim yeni olsa anlarım
Gel hazırından söyle bu akşam
Üzme yetişir, üzme fırakınla harabım

Sonunda ah çekeriz derinden
Kim anlayacak sahiden olduğunu
Sen söyle yalnız
Zülfündedir baht-ı siyahım bestesini
Dede'den




SENİ DÜŞÜNÜYORUM


Çocukluğunu düşünüyorum Emilia
Deniz boyundaki ıssız yolu sabahleyin
Hani saçların, atkın uçuşurdu rüzgarda
Kokusunu duyuyorum bembeyaz gömleğinin
Seni kucağıma alıyorum Emilia

Ben büyüttüm seni, ben yetiştirdim
Bugüne bu sevdaya
Toprağım ekmeğim kitabım şiirim
Sen ne varsa iyiden doğrudan yana
Gözümün nuru, başımın tacı, efendim.




TROYA ÖNÜNDE ATLAR
IV. SEVİ


        Orman sen elimi tutunca başlardı
        Yarılırdı bir incir gibi ortasından.
        Koşardık yukarı iki büklüm, soluk soluğa
        Alabalıklarla düşe kalka, çam pürleri
        Keserdi hızımızı. Elimi Bırakma, elimi
        bırakma....
                Sonra kayardık ta aşağılara.
Ve alçalırdı sessizlik bir ağaç gibi
Kök salardı sende ve bende, arayarak
Toprağın sıraya dizilmiş suyunu.
Ayçiçeğinden göğüslerin döner ışığa
Yürürdüm göğsünde öğle saatleri gibi
Yürürdüm bir anıt kemeri gibi iki yanında.
                Sonra gene başlardık koşmaya.
Yukarı, daha yukarı, çukur sularına
Göklerin. Öperdim seni, titrerdin, parçalanmış
Anları birleştiren sevi düş görmez: Ey orman
Ey avlanmış atın falı, ey yeniden başlamanın
Aç güvercini! Falımız yok bizim.
Yaktık onu göçmen kuşların gözlerindeki
Benek, gagalarındaki tekçil dane gibi
Daha gün doğarken. Falımız yok bizim.




ANI


Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil bu anılacak şey değil
Apansız geliyor aklıma

Neredeyse gün doğacaktı
Herkes gibi kalkacaktınız
Belki daha uykunuz vardı
Geceniz geliyor aklıma

Sevdiğim çiçek adları gibi
Sevdiğim sokak adları gibi
Bütün sevdiklerimin adları gibi
Adınız geliyor aklıma

Rahat döşeklerin utanması bundan
Öpüşürken o dalgınlık bundan
Tel örgünün deliğinde buluşan
Parmaklarınız geliyor aklıma

Nice aşklar, arkadaşlıklar gördüm
Kahramanlıklar okudum tarihte
Çağımıza yakışan vakur sade
Davranışınız geliyor aklıma

Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil, unutulur şey değil
Çaresiz geliyor aklıma




ŞAŞIRTICI KARŞILAŞMA


"Çok eskiden yaşadım bu anı ben"
Dersiniz şaşkınlık içinde
İlk girdiğiniz bir ev, bir merdiven
Birden güneş vuran pencere

Ve tam sırasında tiren düdüğü
İşte böyle gelmişti siz dünyada
Değilken bir gün öğle üstü
Bu renklerle bu sesler bir araya

Yaşamak anımsamak mıdır yoksa
Sanmam, biz de bir sestik belki
Birileri için yıllar önceki
Şaşırtıcı karşılaşmada




CİNSEL İLİŞKİYE ÖVGÜ


Gök gürültüsünde gecelikli kız
İsterse uyansın çoğul ve cinsel
Bir anlık bir korudur şimşek
Gökyüzüne doğru ve titrek
Düşleri sarıp geceliklere
Dal uçlarında uçmak ve korku.

Bir anlık şimşekti koru
Yağmur budanmış ağaçlardı
Islanan bir kadındır ağaç altı
Sevişmek yabancılaşmaktan
Başka nedir? Bakılan yerde kadının
Kendisinden başkası.

Budanmış yağmurlardı ağaç
Sakınılmaz bir yaz sonu....
Kızın geceliği, kadının
Yamurluğu ve gökyüzüne
Doğru dal uçlarında uçan
En güzel koru.




ŞINANAY

Ada vapuru yandan çarklı
Bayraklar donanmış cafcaflı
Simitçi kahveci gazozcu
Şınanay da şınanay

Müslümanı Yahudisi Urumu
İsporcusu ihtiyarı veremi
Kiminin saçı uçar kiminin eteği
Şınanay da şınanay

Estirir de ada yeli estirir
Seni sevindirir beni küstürür
Lüküs kamarada kimler oturur
Şınanay da şınanay




TEK BAŞINA


Ölürken çocuklarımı unuttum
Küçük deniz kiprikleriyle sabah
Denedim bütün sabahları

Sana sürgünümün şarabını bıraktım al
Mumlarını güzelliğin ve hiçliğin
Bir de kaygumun soluk ellerini

Denedim bütün ölümleri
Ama görmedim büyülü ağaç
Ezilmiş sevdaların giysileri

Sana ayrılığın yayını bıraktım al
Bir de adını bilmediğim bir gökyüzünü
Lamalar gibi koşar bozkırda

Oysa ölümsüzlük şuracıkta, kar
Güneşi gibi doldurmuş odayı, basit
Anlamsız ve tek başına

Ayaklarım hayvan, üstüm başım bitki
Denedim bütün vakitleri al
Başka türlü geçmeyen bir vakitti




KAYIP


Sen ve ben ve mavi perdeden
Tepeleriyle camın rengi

Şurada çıkarmıştın eteğini
Şurada inmiştin geceden

Mutsuzluk için dediğini
O gün nereye koymuştun ki

Şimdi anlat bana bilmeden
Geceyi, görmediğimiz geceyi




YALAN


Ben güzel günlerin şairiyim
Saadetten alıyorum ilhamımı
Kızlara çeyizlerinden bahsediyorum
Mahpuslara affı umumiden...
Çocuklara müjdeler veriyorum
Babası cephede kalan çocuklara...

Fakat güç oluyor bu işler
Güç oluyor yalan söylemek...




LALE


Ellerimle soydum seni, ilkyazın
Taç yapraklarını açması gibi
Nar gibi diş dişti tezcanlılığın.

Ah şakıyan ormanı solukların
Öpüşün, bakışın yüreği
Soran, diri sessizliğinde.

İsteğinin damı uçmuştu göğe
Uğultulu sarı kelebeklerdi
Dört bir yanından boşalışın.

Bağladım seni dişlerimle
Doymak bilmez ipek böceği gibi
Ay gibi yarıktı kırmızılığın

İki dilim lale döşekte.



altın fiyatları
  Sizden Gelen Yorumlar

 Rastgele Konular
Son Eklenenler
Erkeğin Ağzından Laf Böyle Alınır

Çaylak Filmi

Kan Bağı Filmi

Bir Nokia harikası: N900

Kalıcı makyaj

Nil Anka Yeniden Başla

Artık Sevmecem Gari

Bebek isimleri - D

Fatih Sultan Mehmetin Kankası

Dj Aygun - Yalanmış Sevgin

Özgün Zilli

Esra Balamir Resimleri

Kurtuluş Savaşı Belgeseli

Yahoo Mesenger

20 Yıl Sonra Filmi

Yangın Şiiri

Cem Karaca Deniz Üstü Köpürür

Nöropatik ağrı nedir

Beraat Kandili Kutlama Mesajları

Bjk Beşiktaş Şiirleri

Fb Fenerbahçe Şiirleri

Barış Sözleri

Sağlıkla İlgili Sözler

Ruh İle İlgili Sözler

Fetişizm Nedir

Bilimin Açıklayamadığı Olaylar

Galatasaray Geyikleri

Muhasebe Programı

Said Nursi Kimdir

Yeni Bölüm Açılan Üniversiteler

Copyright © 2009 Skin Miss LadyLike Site Haritası Tüm Hakları Saklıdır..
Destekleyenler :Güzel Sözler - Love - Altın Fiyatları Sevgi - Güzel Sözler - Key Ödemeleri Web Stats


Aradur.com | Arama Motoru site ekle eXTReMe Tracker Chatrulette
Sitemap

SevdigimSin.Net www.Google.Com.tr'de | Güzel Sözler , Aşk Sevgi , Aşk Sevgi Sözleri , Rüya Tabirleri , Şarkı Sözleri , İtiraf , Fıkralar , Sesli Şiirler , Oyunlar , Cinsellik , Msn Mssenger , Komik Sesler , Programlar , Sağlık Yaşam , Astroloji , Burçlar , Komedi , Kadın Erkek , Videolar , Dini Bilgiler , Karikatürler , Magazin , Online Müzik , Hikaye , Kelimelerinde Öncülük Etmektedir.